ABD’ye Bal İhracatı: FDA Kaydı, Etiket Kuralları ve Antidamping Tablosu

ABD’ye bal ihracatı, gıda ihracatının en sade görünen ama en çok
denetlenen kalemlerinden biri. Ürün tek bileşenli, işlem basit, raf ömrü
uzun; buna karşılık ABD tarafında balın adı, içeriği ve geldiği ülke ayrı
ayrı kontrol ediliyor. Kayıt tarafı zeytin ya da konserveden daha hafif,
denetim tarafı ise daha ağır.

Bu yazıda süreci sırayla anlattık: tesis kaydı, her sevkiyatta gereken
bildirim, etiketin üzerindeki adın neden denetlendiği, besin değeri
tablosundaki ilave şeker satırı, FDA’nın tağşiş örneklemesi ve gümrük
tarafındaki vergi tablosu. Sonda, Türkiye’den gönderen bir üreticinin
rakiplerine göre nerede durduğuna dair ölçülmüş bir tablo var.

Bal dolum hattında soldan sağa sıra: dolum musluğunun altındaki cam kavanoz, konveyörde kapaksız dolu kavanozlar ve sağda krem etiketli kapalı kavanoz ile yanında FDA yazan lacivert kart

Bal, FDA’nın hangi kapsamına giriyor

Bal insan tüketimine yönelik bir gıda, dolayısıyla ABD’ye gönderen
tesis FDA’ya kayıtlı olmak zorunda. Kayıt tesisin kendisine ait, ürüne
değil: aynı tesisten bal da kuru meyve de gönderiliyorsa tek kayıt
yetiyor. Kayıt iki yılda bir yenileniyor ve yenilenmeyen kayıt süresi
dolmuş sayılıyor.

Kaydın yanında ABD’de yerleşik bir temsilci gerekiyor. US Agent,
FDA ile tesis arasındaki iletişim noktası; bir sorun çıktığında FDA önce
o adrese yazıyor. Temsilcinin ABD’de fiziksel adresi ve ulaşılabilir bir
telefonu olması isteniyor.

Her sevkiyat için ayrı bildirim: Prior Notice

Tesis kaydı bir kez yapılıyor, Prior Notice ise her sevkiyatta
yeniden. Mal ABD’ye varmadan önce FDA’ya ürünün ne olduğu, kimden
geldiği, nereye gideceği ve hangi araçla taşındığı bildiriliyor.
Bildirimsiz gelen parti gümrükte bekletilebiliyor.

Pratikte bu adımı çoğu zaman ithalatçı ya da gümrük müşaviri
yapıyor. Yine de sorumluluğun paylaşıldığını bilmek işe yarıyor: bildirim
eksikse mal bekler, bekleyen malın ardiyesini genelde satıcı tarafı
karşılar.

Balda FCE ve SID neden gerekmiyor

Sofralık zeytin ya da konserve gönderen bir üretici, tesis kaydının
üstüne FCE ve SID adında ikinci bir katmanla karşılaşıyor. Bu katman
düşük asitli konserve gıdalar ve asitlendirilmiş gıdalar için var:
ürünün ticari sterilliğe kadar işlendiği, pH ve ısıl işlem verilerinin
FDA’ya önceden bildirildiği bir rejim.

Bal bu iki tanımın içine girmiyor. Ne düşük asitli konserve gıda ne de
asitlendirilmiş gıda; suyu düşük, kendi başına koruyucu bir ürün. Bu
yüzden zeytinde gereken FCE numarası ve SID bildirimi balda gerekmiyor.
Kayıt tarafı burada gerçekten daha hafif.

Etikette önce adın kendisi denetleniyor

Balda etiketin en çok sorun çıkaran yeri, alışılmadık biçimde, ürünün
adı. FDA’nın bal etiketlemesi kılavuzu net: kavanozun üstünde tek başına
“Honey” yazabilmesi için içinde baldan başka tatlandırıcı bulunmaması
gerekiyor. Şurup katılmışsa ad değişiyor ve katkının adı da ada giriyor.

Aynı HONEY adı iki kavanozda: solda içinde yalnızca bal olan kavanozda ad doğru, sağda şurup katılmış kavanozda aynı ad yanlış

Çiçek adı kullanmak serbest, ama ürünün ağırlıklı olarak o kaynaktan
gelmesi bekleniyor. “Çam balı” ya da “kestane balı” gibi adlandırmalar bu
kapsamda; adın arkasında duramayan bir tanımlama etiketi yanıltıcı hale
getirebiliyor.

Bunun dışında etiket, ABD’de satılan her gıdada aranan zorunlu
alanları taşıyor: ürün adı, net miktar (hem ons hem gram), içindekiler,
alerjen beyanı, üretici ya da ithalatçı adı ve adresi, menşe ülke.

Besin değeri tablosu ve ilave şeker satırı

Balın besin değeri tablosunda özel bir durum var ve çoğu üretici bunu
bilmiyor. 2016’da ABD etiket kuralları değişince “ilave şeker” satırı
zorunlu hale geldi; tek bileşenli balda bu satır tuhaf bir sonuç üretti,
çünkü balın kendisi şeker ve içine hiçbir şey katılmamış oluyor.

2018 tarım yasası bu durumu düzeltti. FDA’nın 2019’da yayımladığı
kılavuza göre tek bileşenli balın gram cinsinden ilave şeker miktarını
yazması gerekmiyor; yalnızca yüzde günlük değer sütunu doldurulur.
Kılavuz ayrıca yüzdenin yanına bir hançer işareti konup altta bir
açıklama satırı verilmesine izin veriyor. İsteğe bağlı, ama alıcının
rafında ürünü yanlış anlaşılmaktan koruyabiliyor.

Asıl risk tağşiş denetiminde

ABD tarafında bal, gıda sahtekarlığı açısından yakından izlenen
ürünlerden biri. Sorun şu: bal pahalı, şeker kamışı, mısır, pirinç ya da
şeker pancarından elde edilen şuruplar ucuz. Beyan edilmeden karıştırılan
şurup, FDA’nın deyişiyle ekonomik amaçlı tağşiş sayılıyor.

FDA bunun için düzenli örnekleme yapıyor ve sonuçlarını yayımlıyor.
Yayımlanan iki dönemin rakamları şöyle: 2021-2022 döneminde toplanan 144
ithal numunenin 14’ü, yani yüzde 10’u kurala aykırı bulundu; 2022-2023
döneminde 107 numunenin 3’ü, yani yüzde 3’ü. Oran düşüyor ama denetim
sürüyor.

Aykırı bulunan firmaların ürünleri Import Alert 99-47 listesine
giriyor. Listeye giren firmanın sonraki sevkiyatları fiziksel muayene
yapılmadan alıkonulabiliyor; malın girebilmesi için firmanın aykırılık
görüntüsünü ortadan kaldıran kanıt sunması isteniyor. Yani sorun tek bir
partiyle sınırlı kalmıyor, firmanın adına yapışıyor.

Buradan çıkan pratik sonuç şu: alıcıya gitmeden önce bağımsız
laboratuvardan şeker profili analizi aldırmak, maliyeti düşük bir
sigortaya benziyor. Ciddi ABD alıcıları zaten bu raporu isteyerek
başlıyor.

Antidamping tablosu: dört ülke listede, Türkiye değil

Ham bal, ABD’de antidamping soruşturmasına konu olmuş bir ürün.
Soruşturma 2021’de Arjantin, Brezilya, Hindistan, Ukrayna ve Vietnam
için açıldı; 10 Haziran 2022’de Arjantin, Brezilya, Hindistan ve Vietnam
için antidamping vergisi kararı yayımlandı.

Ham balda ABD antidamping tablosu: Arjantin, Brezilya, Hindistan ve Vietnam için vergi var, Türkiye için yok

Soruşturma aşamasında iddia edilen marjlar düşük değildi: Arjantin
için yüzde 9,75 ile 49,44 arası, Brezilya için yüzde 83,72, Hindistan
için yüzde 27,02 ile 88,48 arası, Vietnam için yüzde 47,56 ile 138,23
arası. Nihai oranlar firma bazında belirleniyor ve yıllık gözden
geçirmelerle değişebiliyor.

Türkiye bu listede yok. Bunun anlamı şu: ABD’de ham bal alan bir
ithalatçı, dört büyük kaynaktan alırken ek vergi hesaplamak zorunda,
Türkiye’den alırken değil. Bu, Türk üreticisi için fiyat pazarlığında
somut bir avantaj olabiliyor ve alıcıyla ilk görüşmede gündeme
getirilmeye değer.

Karar Federal Register’da yayımlanmış bir belge; alıcıyla konuşurken
kaynağını göstermek konuşmayı iddiadan çıkarıp belgeye bağlıyor.

Gümrük tarafı: ithalatçı kaydı, bond ve menşe

FDA tarafı tamamlanmış olsa da mal gümrükten ayrıca geçiyor. ABD’ye
mal sokan tarafın kayıtlı ithalatçı olması ve gümrük bondu bulunması
gerekiyor. Bond, gümrük vergilerinin ödeneceğine dair verilen teminat;
antidamping kapsamındaki ürünlerde talep edilen teminat tutarı daha
yüksek olabiliyor.

Menşe beyanı balda ayrıca hassas bir konu. Üçüncü bir ülke üzerinden
sevk edilen ve menşei doğru beyan edilmeyen partiler denetimin odağında;
doğrudan Türkiye’den çıkan ve belgeleri tutarlı olan bir sevkiyatın bu
açıdan avantajı var.

Alıcının isteyeceği belgeler

ABD’li toptancı ya da paketleyici, ilk görüşmede genelde şunları
istiyor: FDA tesis kayıt numarası, US Agent bilgisi, bal analiz raporu
(şeker profili ve gerekiyorsa antibiyotik kalıntısı), ürün
spesifikasyonu, ABD kurallarına göre hazırlanmış etiket taslağı ve
paketleme bilgileri.

Bu listenin hazır olması görüşmeyi hızlandırıyor. Tersi de doğru:
belgeler toplanmadan başlayan yazışma, alıcı ilgilense bile haftalar
kaybettirebiliyor.

Sık sorulan sorular

Bal için ayrı bir FDA izni alınıyor mu?

Hayır. Bal için ürün bazında bir izin ya da onay verilmiyor; gereken
şey tesisin FDA’ya kayıtlı olması ve her sevkiyatta Prior Notice
yapılması. “FDA onaylı bal” diye bir belge bulunmuyor.

Zeytinde gereken FCE ve SID kaydı balda da gerekiyor mu?

Gerekmiyor. FCE ve SID, düşük asitli konserve gıdalar ile
asitlendirilmiş gıdalar için isteniyor. Bal bu iki tanımın dışında
kaldığı için o katman balda devreye girmiyor.

Etikette “Honey” yazabilmek için ne gerekiyor?

Ürünün içinde baldan başka tatlandırıcı bulunmaması gerekiyor. Şurup
katılmışsa ad tek başına “Honey” olarak yazılamıyor, katkı da ada
giriyor. Çiçek adı kullanmak serbest, ancak ürünün ağırlıklı olarak o
kaynaktan gelmesi bekleniyor.

Türkiye’den gönderilen bala antidamping vergisi var mı?

Şu an yok. Antidamping kararı Arjantin, Brezilya, Hindistan ve Vietnam
için yayımlandı; Türkiye bu listede bulunmuyor. Vergi oranları firma
bazında belirlendiği ve yıllık gözden geçirmeye tabi olduğu için, güncel
durumu sevkiyat öncesinde gümrük müşavirinizle teyit etmek yerinde
olur.

Balın analiz ettirilmesi zorunlu mu?

Mevzuat her sevkiyat için zorunlu bir analiz şartı koymuyor. Ancak FDA
ithal balı düzenli örnekliyor ve aykırı bulunan firmalar import alert
listesine girebiliyor. Bağımsız laboratuvardan alınan şeker profili
analizi hem bu riski azaltıyor hem de alıcının zaten istediği bir belge
oluyor.

Sonuç

ABD’ye bal ihracatında kayıt tarafı, aynı üreticinin göndereceği
zeytin ya da konserveye göre daha kısa: tesis kaydı, US Agent ve her
sevkiyatta Prior Notice. Asıl dikkat isteyen yer etiketin üzerindeki ad
ve ürünün saflığı; denetimin yoğunlaştığı nokta burası.

Gümrük tarafında ise Türkiye’nin şu an belirgin bir avantajı var:
antidamping kararı dört rakip kaynağı kapsıyor, Türkiye’yi kapsamıyor.
Bu, alıcıyla ilk görüşmede belgeyle desteklenebilecek somut bir
argüman.

FDA tesis kaydı, US Agent temsilciliği, ABD kurallarına göre etiket
incelemesi ve gümrük kaydı tarafını tek ekipten yürütüyoruz. Ürününüzü ve
hedef alıcınızı iletirseniz hangi adımların gerektiğini birlikte
çıkarabiliriz.

Scroll to Top